Etkinlikler

Stratejik Analizler

Dünyanın yine anlamamakta direndiği yeni Ebola dersi

Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda'da meydana gelen yeni Ebola salgını, Orta Afrika'daki sıradan bir epidemiyolojik vaka olmanın çok ötesine geçti. Bu salgın, uluslararası sağlık güvenliği sisteminin tamamına konulmuş sert bir teşhis niteliğindedir.

Rusya'nın Ukrayna'daki savaş modeli kendini tüketti mi

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü topyekun savaşın beşinci yılı en önemli gerçeği gösteriyor: Moskova taarruz yeteneğini kaybetmedi, ancak taarruz modelinin stratejik anlamı her geçen gün daha belirgin bir şekilde kayboluyor.

Savaş, milisler ve uyuşturucu: Süveyda’nın Orta Doğu’nun yeni karanlık merkezine dönüşümü

Suriye'nin güneyi, Beşşar Esed rejiminin yıkılmasının gölge imparatorluğunu yok etmediğini Orta Doğu'ya bir kez daha hatırlattı. Ürdün F-16 uçakları Suriye hava sahasına girerek Süveyda vilayetindeki en az altı noktaya hava saldırısı düzenledi. Resmi olarak bu, rutin bir uyuşturucuyla mücadele operasyonuydu.

Filistin diplomasi ile gerçeklik arasında: eski formüller neden artık işe yaramıyor

İsrail-Filistin çatışmasında tuhaf ve acı verici bir an yaşanıyor. Siyasi dil, gerçekliğin kendisinden daha hızlı değişiyor.

Tahran'ın ne istediğini sormayın. İran'ın beş yüz yıldır ne istediğini sorun

Dünya ısrarla İran'a yanlış soruyu soruyor. Yaklaşık yarım asırdır Batılı başkentler, düşünce kuruluşları, istihbarat servisleri, diplomatlar ve gazeteciler şu sorunun cevabını bulmaya çalışıyor: İslam Cumhuriyeti ne istiyor? Soru mantıklı görünüyor. Ancak asıl büyük hata tam da bu mantığın içinde gizlidir.

Trump’ın İran yanılgısı: dünya ekonomisini şimdiden değiştiren savaş

Washington hızlı bir güç gösterisi bekliyordu, fakat karşısında uzayan bir kriz buldu: Hürmüz Boğazı, enerji şoku, tükenen cephanelikler, müttefiklerin rahatsızlığı ve yenilmiş görünmeyen bir İran.

Lübnan kapanı: devlet olmasına izin verilmeyen devlet

İsrail’in Lübnan politikasındaki temel paradoks artık gizli olmaktan çıktı. İsrail, Beyrut’tan her normal devletin gerçekten sağlaması gereken şeyi talep ediyor: silah üzerinde tekel, Hizbullah’ın özerk askeri altyapısının tasfiyesi, ülkenin güneyi üzerinde denetim ve Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin tek meşru güvenlik aracı haline gelmesi.

Sınırdaki dürbün: Avrupa Birliği misyonu neden Azerbaycan’a bakıyor

Avrupa Birliği’nin Ermenistan’daki misyonu meselesi artık çoktan diplomatik protokol sınırlarını aşmıştır. Kağıt üzerinde bu yapı, gözlem yapmak, rapor hazırlamak, gerginliği azaltmak ve güveni güçlendirmek için oluşturulmuş silahsız bir sivil mekanizmadır.

Putin can damarına bastı: Moskova seçimler öncesinde Ermenistan’a neden Ukrayna’yı hatırlattı

Vladimir Putin bunu neredeyse sıradan bir cümle gibi söyledi. Oysa büyük siyasette tam da böyle ifadeler, resmi ültimatomlardan daha yüksek sesle duyulur. Ermenistan’ın Avrupa Birliği’ne yönelişinden söz ederken Ukrayna’yı hatırlattı ve "işi uç noktaya vardırmamak gerekir" dedi.

Ekonomi

Petrol mü daha erken tükenecek yoksa savaş mı? İran, ABD Başkanı Trump'ı enerji tuzağına nasıl düşürüyor?

ABD Başkanı Trump'ın hareket alanı giderek daralıyor. Washington biçimsel olarak güç, yaptırım, donanma, havacılık, abluka ve ültimatom diliyle konuşuyor. Ancak bu savaştaki gerçek güç, göz ardı etmeye alıştıkları yere; İran ile Umman arasındaki dar deniz koridoruna kayıyor. Hürmüz Boğazı, harita üzerindeki bir coğrafi noktadan ibaret değil.

Hayır, Rus ekonomisi çökmüyor. Sadece savaş tuzağına saplandı

Rus ekonomisi ani bir çöküşün eşiğinde bulunmuyor. Bu durum, yaptırımlardan anında siyasi bir sonuç bekleyenler için can sıkıcı bir haber. Ancak Rusya’nın kendisi için de kötü bir haber: Ülke bir yıkım yerine, çok daha sarmal ve tehlikeli bir durumla karşı karşıya kaldı.

Dizel şoku: İran savaşı dünya ekonomisini nasıl boğuyor

Küresel ekonominin görünen bir vitrini, bir de gizli makine dairesi vardır. Vitrinde borsa endeksleri, faiz oranları, para birimleri, yaptırımlar, başkanların açıklamaları, merkez bankalarının tahminleri ve petrol vadeli işlem grafikleri yer alır. Makine dairesinde ise dizel vardır.

Zafer hayatta kalmaya dönüşünce: İran’ın yeni söylemi neyi gizliyor

Öyle anlar vardır ki, bir siyasi rejim kendini savaş alanındaki yenilgiyle, ekonomik krizle ya da diplomatik yalnızlıkla değil, kullandığı dille ele verir. Kelimeler iktidarın röntgenine dönüşür. Daha dün seferberlik sloganı gibi duyulan kalıplar, bugün zayıflığın itirafı haline gelir. İran’da yaşanan tam da budur.

"Özgürlük Projesi" ya da büyük savaşa giden yol: Trump'ın kararının arkasında ne var

Hürmüz Boğazı etrafındaki kriz, Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki yerel bir gerilim başlığı olmaktan çıktı.

Yaptırımlar gidecek, kriz kalacak: İran'ı neden artık ABD ile barış bile kurtaramıyor

İran ekonomisi, dış politikanın artık felaketin boyutunu açıklamaya yetmediği bir sınıra dayandı. Yaptırımlar, savaş, altyapı saldırıları, uluslararası izolasyon; tüm bunlar kuşkusuz ülkeye ağır hasar verdi. Ancak İslam Cumhuriyeti'nin asıl sorunu daha derinde.

Kartelden petrol kaçışı: BAE neden kuralları yıkıyor

Birleşik Arap Emirlikleri'nin 1 Mayıs 2026 tarihinden itibaren OPEC ve OPEC+ grubundan ayrılması, sadece emtia piyasasına dair ses getiren bir haber değildir. Bu gelişme, petrol dünyasının onlarca yıldır süregelen alışılmış mantığının tasfiye edilmesidir.

Dünyayı duraklatan boğaz

Orta Doğu bir kez daha sadece bir çatışma alanı değil, küresel siyasetin ana sancı noktası haline geldi. Ancak mevcut kriz, söylem boyutuyla ya da füze saldırılarının sayısıyla değil, özündeki derinlikle öncekilerden ayrılıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşı bulutları nasıl kitle imha aldatmacasına dönüştürdü

Orta Doğu’da kuraklığın suçlusu yine bulundu. Onlarca yıldır süregelen akılsız su kullanımı, aşırı ısınmış atmosfer, tükenmiş nehirler, başarısız sulama politikaları, nüfus artışı, sömürülmüş yer altı suları veya kaynakları doğanın yenileyebileceğinden daha hızlı tüketen tarım modelleri değil. Hayır.
Stratejik Analizler

Putin can damarına bastı: Moskova seçimler öncesinde Ermenistan’a neden Ukrayna’yı hatırlattı

Vladimir Putin bunu neredeyse sıradan bir cümle gibi söyledi. Oysa büyük siyasette tam da böyle ifadeler, resmi ültimatomlardan daha yüksek sesle duyulur. Ermenistan’ın Avrupa Birliği’ne yönelişinden söz ederken Ukrayna’yı hatırlattı ve "işi uç noktaya vardırmamak gerekir" dedi.

Devamını oku

Multimedya