ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna-Rusya savaşını sona erdirmeye yönelik 28 maddelik barış planının tam metni henüz resmen açıklanmadı. Ancak Washington kulislerinden sızan bilgiler, diplomatik hareketlilik ve üst düzey açıklamalar tabloyu hızla netleştiriyor. Görünen o ki bu sadece bir “barış girişimi” değil, 2022 sonrası Avrupa düzenini kökten yeniden şekillendirmeye yönelik bir stratejik hamle.
Ortaya çıkan taslak, Moskova’nın konumunu belirgin biçimde güçlendiren ve Kiev’i, uzun süredir görmezden geldiği gerçeklerle yüzleşmeye zorlayan bir mimari çiziyor.
Moskova beklemede, Kiev tereddüt içinde
Batı başkentlerinde tartışmalar kızışırken Kremlin mesafesini koruyor. Rus medyası, “Moskova’nın Kiev’in müzakere hazırlıklarından haberdar edilmediğini” vurguluyor. Ancak diplomatik kaynaklar sessizliğin de bir baskı aracı olduğunun farkında. Washington baskıyı artırırken, Kiev iç riskleri tartıyor, Moskova ise gelişmeleri dışarıdan izlemeyi tercih ediyor.
ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz’ın Güvenlik Konseyi’nde yaptığı doğrudan açıklama ise diplomatik fırtınayı başlattı. Waltz, Washington’un Moskova’ya “yaptırımların hafifletilmesini de içeren cömert koşullar” sunduğunu söyledi. Bir Amerikalı diplomatın Rusya’ya taviz verme niyetini açıkça dile getirmesi, ABD’nin sembolik tutumdan pragmatik ve hatta ticari bir sonuca yöneldiği anlamına geliyor.
Cephedeki tablo değişmiyor
Bu arada savaş tüm hızıyla sürüyor. Waltz’ın konuşmasından sadece birkaç saat sonra Rus ordusunun Zaporijya’ya düzenlediği saldırılar beş sivilin ölümüne yol açtı. Moskova, Kiev’in kaynaklarının tükenmesini fırsat bilerek pozisyonunu güçlendiriyor. Üst düzeyde müzakereler sürerken sahadaki denge hızla bozuluyor.
İşte tam da bu güç dengesizliğinin ortasında, sızan planın satır aralarına bakmak gerekiyor.
Washington’dan sinyal: “Rusya’nın fiili topraklarını” tanımaya hazırız
Taslak, Kırım, Lugansk ve Donetsk’in fiilen Rusya’ya ait olduğunu tanımayı öngörüyor — hem de ABD dâhil. Bu, jeopolitik bir deprem etkisi yaratacak bir adım. “De jure değil, de facto” formülü hem Moskova’ya siyasi zafer ilan etme imkanı sunuyor hem de Washington’a “uluslararası hukuku değiştirmiyoruz, sadece gerçeği kayda geçiriyoruz” deme fırsatı veriyor.
Plan bununla da kalmıyor: Ukrayna, halen kontrol ettiği Donetsk bölgelerinden askerlerini çekip, uluslararası denetimde bir tampon bölge oluşturmak zorunda kalacak. Bu madde Kiev için adeta siyasi bir bomba. Ukrayna yasaları toprak tavizini yasaklıyor, kamuoyu ise bu fikre tamamen karşı. Ancak planda bu, savaşın bitmesi için ödenecek “kaçınılmaz bedel” olarak sunuluyor.
Ukrayna ordusu küçülüyor, güvenlik mimarisi değişiyor
Belgeye göre Ukrayna savunma sistemi kökten yeniden yapılandırılacak. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin mevcudu 900 binden 600 bine düşürülecek. Bu, ülkenin uzun vadeli güvenlik mimarisini dramatik biçimde değiştiriyor.
Taslak ayrıca şu yasakları içeriyor:
- Ukrayna topraklarında NATO askerlerinin konuşlandırılması yasaklanacak.
- Ukrayna’nın NATO üyeliği sonsuza dek kapatılacak.
Bunun yerine Polonya’da konuşlandırılacak Avrupa savaş uçakları “uzaktan koruma kalkanı” işlevi görecek. Kiev için bu yarım yamalak bir güvence; koruma var, ama ittifak yok. Moskova içinse açık bir zafer.
Enerji, nükleer sanayi ve yeniden yapılanma: Washington’un stratejik teşvikleri
Sızan metinde beklenmedik, hatta teknokratik detaylar da var. Zaporijya Nükleer Santrali Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimine geçecek; üretilen elektriğin %50’si Ukrayna’ya, %50’si Rusya’ya aktarılacak. Bu, dünyada eşi benzeri görülmemiş, santrali fiilen ortak mülkiyete dönüştüren bir düzenleme.
ABD ayrıca Ukrayna’nın doğalgaz altyapısının yeniden inşasını eş-finanse etmeyi taahhüt ediyor. Bu sayede Washington, Doğu Avrupa enerji sisteminde uzun vadeli bir nüfuz alanı elde etmiş olacak.
En tartışmalı maddelerden biri ise şu: Dondurulmuş 100 milyar dolarlık Rus varlığı, sadece kapsamlı anlaşma sağlanırsa Ukrayna’nın yeniden inşasında kullanılacak. Karşılığında Moskova G8 formatına geri dönecek ve küresel ekonomiye kademeli olarak entegre edilecek. Waltz’ın sözünü ettiği “cömert şartlar” tam da bunlar.
Trump’ın Ukrayna için 28 maddelik barış planı
Axios’un elde ettiği ve hem Ukrayna hem de ABD yetkililerince doğrulanan belgeye göre ABD Başkanı Donald Trump’ın 28 maddelik Ukrayna barış planı, Kiev’in doğuda ek topraklardan vazgeçmesini, ordusunun mevcudunu sınırlamasını ve resmen NATO’ya asla katılmayacağını kabul etmesini öngörüyor.
Neden önemli:
Washington bu anlaşmayı mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırmak istiyor. Her ne kadar planın birçok maddesi daha önce Kiev tarafından açıkça reddedilmiş olsa da, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski bu kez tartışmaya kapıyı tamamen kapatmıyor.
Beyaz Saray’daki üst düzey bir yetkili, planın Ukrayna için “zorlayıcı” olacağını kabul etti, ancak ekledi: “ABD açısından savaşın sona ermesi şart; aksi halde Ukrayna daha fazla toprak kaybedebilir.”
Planın perde arkası
Belge, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff tarafından hazırlandı. Sürece Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Trump’ın damadı Jared Kushner de dahil oldu. Witkoff’un ayrıca Rus tarafının müzakerecisi Kirill Dmitriev’le de temasta olduğu biliniyor. Dmitriev, Axios’a verdiği demeçte “ilk kez Rusya’nın tutumunun gerçekten duyulduğunu” söyledi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise planı kamuoyu önünde henüz değerlendirmedi.
Dmitriev’le yapılan görüşmenin ardından Witkoff ve Kushner, Ukrayna Ulusal Güvenlik Danışmanı Rustem Umerov’la bir araya geldi. Ardından ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll planın yazılı metnini Zelenski’ye iletti. Zelenski daha sonra yaptığı açıklamada Trump ve ekibiyle doğrudan görüşmeye hazır olduğunu belirtti.
Zelenski: “Bu Amerikan vizyonu, nihai teklif değil”
Ukrayna lideri belgeyi “Amerikan vizyonu” olarak nitelendirdi, ancak bunun nihai bir teklif olmadığının altını çizdi. Kiev’in kendi “kırmızı çizgilerini” net biçimde belirttiğini ve planın “gerçek anlamda önemli” hale gelmesi için kendi önerilerini sunacağını söyledi.
Bir Amerikan yetkilisi de planın “canlı bir belge” olarak görüldüğünü, müzakereler sırasında değişebileceğini belirtti. Yetkiliye göre, Ukrayna görüşmeler sırasında birçok maddeye olumlu yaklaşmış ve bazı pozisyonlarının plana dahil edilmesini sağlamış durumda.
Trump ise planın tamamına kişisel desteğini çoktan açıkladı. “Gazze’de olduğu gibi Ukrayna’daki savaşı da bitirecek bir çözüm bulmak için ciddi çaba harcıyoruz. Bu plan kolay değil ama Ukrayna için iyi bir plan,” dedi Beyaz Saray sözcüsü.
Planın içeriğine daha yakından bakalım
Toprak tavizlerinin yanı sıra belgede dikkat çekici güvenlik maddeleri yer alıyor. Plan, Rusya’nın yeni bir saldırı girişiminde bulunması halinde “kararlı ve ortak bir askeri yanıt” verilmesini öngörüyor. Ancak bu yanıtın hangi ülkeler tarafından ve hangi kapsamda verileceği belirtilmiyor.
Ekonomik boyutta ise tablo oldukça kapsamlı:
- Dondurulmuş Rus varlıklarının bir bölümü Ukrayna’nın yeniden inşasına aktarılacak.
- Rusya’ya yönelik yaptırımlar kademeli olarak kaldırılacak.
- ABD ve Rusya, yapay zeka ve madencilik alanlarında uzun vadeli işbirlikleri kuracak.
- Moskova yeniden G8 formatına dönecek.
En tartışmalı maddelerden biri de savaş süresince işlenen fiiller için “genel af” öngörülmesi. Bu da muhtemelen Rus yetkililerin ve askerlerin savaş suçlarından yargılanamayacağı anlamına geliyor.
Plan ayrıca Ukrayna’nın anlaşmanın imzalanmasından itibaren 100 gün içinde genel seçimlere gitmesini şart koşuyor. Zelenski, daha önce yaptığı açıklamalarda seçimlerin ancak ateşkesin sağlanmasından sonra yapılacağını söylemişti.
Trump’ın 28 maddelik Ukrayna barış planının tam metni
(Amerikan versiyonu – açıklayıcı notlarla birlikte)
1. Ukrayna’nın egemenliği teyit edilecek.
Washington, Kiev’in bağımsızlığını tanıyan ve sınırlarını garanti altına alan siyasi bir çerçeveyi resmen kayda geçirecek.
2. Rusya, Ukrayna ve Avrupa arasında kapsamlı bir saldırmazlık anlaşması imzalanacak.
Son 30 yılda biriken tüm tartışmalı meseleler “nihai olarak çözümlenmiş” kabul edilecek.
3. Rusya komşu ülkelere saldırmama taahhüdü verecek; NATO da genişlemeyecek.
Bu maddeyle taraflar birbirlerinin güvenlik alanlarına müdahale etmeme sözü veriyor.
4. ABD arabuluculuğunda Rusya ile NATO arasında doğrudan diyalog kurulacak.
Amaç, güvenlik risklerini azaltmak, gerilimi düşürmek ve küresel ekonomik işbirliği için zemin hazırlamak.
5. Ukrayna’ya güvenlik garantisi sağlanacak.
Axios’a konuşan bir ABD yetkilisine göre bu, Washington’un ilk kez doğrudan güvenlik güvencesi vermesi anlamına geliyor. Ancak bu garantinin kapsamı belgede ayrıntılı olarak açıklanmıyor.
6. Ukrayna ordusunun mevcudu 600 bin askerle sınırlandırılacak.
Not: Ukrayna kaynaklarına göre mevcut ordu gücü 800–850 bin civarında; savaş öncesinde ise yaklaşık 250 bindi.
7. Ukrayna Anayasası’na NATO’ya asla katılmayacağı hükmü eklenecek.
Karşılığında NATO da tüzüğüne Ukrayna’nın üyeliğini kalıcı biçimde dışlayan bir madde koyacak.
8. NATO, Ukrayna topraklarına asker konuşlandırmayacak.
Not: Daha önce Fransa ve İngiltere gibi ülkeler küçük Avrupa birlikleri göndermeyi tartışmıştı. Bu plan, bu ihtimali tamamen ortadan kaldırıyor.
9. Avrupa savaş uçakları Polonya’da konuşlandırılacak.
Bu uçaklar Ukrayna üzerinde “dolaylı hava kalkanı” görevi üstlenecek.
10. ABD’nin güvenlik garantisinin koşulları:
• Washington, verdiği güvence karşılığında ekonomik tazminat alacak.
• Ukrayna, Rusya’ya saldırırsa garanti iptal edilecek.
• Rusya Ukrayna’ya saldırırsa “kararlı ve ortak bir askeri karşılık” verilecek, tüm yaptırımlar otomatik olarak geri getirilecek ve anlaşma kapsamındaki tüm kazanımlar geçersiz sayılacak.
• Kiev, Moskova veya St. Petersburg’a sebepsiz bir füze saldırısı düzenlerse garanti geçersiz hale gelecek.
11. Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği yolu açılacak.
Üyelik süreci devam ederken, Ukrayna’ya Avrupa pazarına geçici ve öncelikli erişim hakkı tanınacak.
12. Ukrayna için küresel bir yeniden yapılanma paketi oluşturulacak.
Bu dev paket şu başlıkları kapsıyor:
• Yüksek teknoloji, veri merkezleri ve yapay zeka alanlarına yatırım yapacak “Ukrayna Kalkınma Fonu” kurulacak.
• ABD ve Ukrayna, ülkenin doğalgaz altyapısının onarımı, modernizasyonu ve işletilmesinde ortak çalışacak.
• Savaşta yıkıma uğrayan şehirlerin yeniden inşası için ortak projeler yürütülecek.
• Ulaştırma ve enerji altyapısı modernize edilecek.
• Maden ve doğal kaynakların işletilmesine yönelik ortak programlar başlatılacak.
• Dünya Bankası, bu girişimleri hızlandıracak özel bir finans paketi hazırlayacak.
13. Rusya yeniden küresel ekonomiye entegre edilecek.
• Yaptırımlar kademeli olarak ve sektör bazında kaldırılacak.
• ABD ve Rusya arasında enerji, altyapı, yapay zeka, veri merkezleri ve Arktik bölgesindeki nadir metallerin çıkarımı gibi stratejik alanlarda uzun vadeli bir ekonomik işbirliği anlaşması yapılacak.
• Moskova yeniden G8 formatına davet edilecek.
14. Dondurulmuş Rus varlıklarının kullanımı şöyle düzenlenecek:
• 100 milyar dolarlık Rus fonu Ukrayna’nın yeniden inşasında kullanılacak; bu süreç Amerikan denetiminde yürütülecek.
• ABD, bu projeden elde edilecek kazancın %50’sini alacak.
• Avrupa Birliği de ek 100 milyar dolar katkı sağlayarak yatırım hacmini iki katına çıkaracak.
• Avrupa’daki dondurulmuş Rus varlıkları çözülecek.
• Kalan Rus fonları ise belirli sektörlerde ortak projelere yatırım yapmak üzere özel bir ABD-Rusya yatırım fonuna aktarılacak.
Bu fonun amacı, tarafların ekonomik çıkarlarını birbirine bağlamak ve gelecekteki çatışma riskini ortadan kaldırmak.
Trump’ın 28 maddelik Ukrayna barış planının ikinci bölümü
(Amerikan versiyonu – açıklayıcı notlarla birlikte)
15. ABD-Rusya ortak güvenlik çalışma grubu kurulacak.
Bu grup, anlaşmanın tüm maddelerinin uygulanmasını denetlemek ve taraflar arasında güvenlik alanında kalıcı bir koordinasyon sağlamakla görevlendirilecek.
16. Rusya, Avrupa ve Ukrayna’ya yönelik saldırmama politikasını yasal güvence altına alacak.
Kremlin, bu taahhüdü federal yasaya dönüştürecek.
17. ABD ve Rusya, nükleer silahların yayılmasını önleme ve stratejik silahların kontrolü anlaşmalarını uzatma konusunda anlaşacak.
Buna START-1 dahil.
Not: New START, iki ülke arasında kalan son büyük silah denetim anlaşması, Şubat ayında süresini dolduracak.
18. Ukrayna, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na uygun biçimde nükleer silahsız ülke statüsünü teyit edecek.
19. Zaporijya Nükleer Santrali yeniden faaliyete geçecek.
Santral Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) denetimine girecek. Üretilen elektriğin %50’si Ukrayna’ya, %50’si Rusya’ya aktarılacak.
Bu düzenleme, santrali fiilen ortak bir ekonomik alan haline getiriyor.
20. Kültürel ve toplumsal uzlaşma programı uygulanacak.
Taraflar, ırkçılığı ve önyargıyı ortadan kaldırmak, toplumlar arasında karşılıklı anlayışı geliştirmek amacıyla ortak eğitim projeleri başlatacak.
• Ukrayna, AB’nin dini hoşgörü ve dilsel azınlıkların korunmasına dair normlarını benimseyecek.
• Her iki taraf da medyaya ve eğitim kurumlarına yönelik tüm ayrımcı düzenlemeleri kaldıracak; Ukrayna ve Rus basın organlarının faaliyetlerine izin verecek.
(Not: Benzer bir madde Trump’ın 2020’deki İsrail-Filistin barış planında da yer almıştı.)
• Nazi ideolojisi ve ona bağlı tüm semboller, örgütlenmeler ve pratikler kesin biçimde yasaklanacak.
21. Toprak düzenlemeleri:
• Kırım, Luhansk ve Donetsk bölgeleri ABD dâhil olmak üzere fiilen Rusya’ya ait olarak tanınacak.
• Herson ve Zaporijya bölgeleri, mevcut cephe hattı esas alınarak “temas çizgisi” üzerinden sabitlenecek — bu da fiili sınırın tanınması anlamına geliyor.
• Rusya, beş bölge dışında işgal ettiği diğer alanlardan vazgeçecek.
• Ukrayna güçleri, hâlen kontrol ettikleri Donetsk’in kalan kısmından çekilecek. Bu bölge, uluslararası denetim altında tarafsız ve silahsız bir tampon bölgeye dönüştürülecek, statüsü Rusya Federasyonu’nun parçası olarak tescil edilecek.
• Rus birlikleri bu tampon bölgeye girmeyecek.
22. Taraflar, belirlenen sınırları güç kullanarak değiştirmeme yükümlülüğü altına girecek.
Bu maddenin ihlali halinde güvenlik garantileri otomatik olarak iptal edilecek.
23. Rusya, Ukrayna’nın Dnipro Nehri’ni ticari amaçla kullanmasına engel olmayacak.
Ayrıca Karadeniz üzerinden tahıl ihracatının serbestliği konusunda yeni düzenlemeler yapılacak.
24. İnsani Komite kurulacak.
Komite şu başlıklarda çalışacak:
• Tüm esirlerin ve hayatını kaybeden askerlerin “herkese karşı herkes” formülüne göre değişimi.
• Tüm sivil tutukluların ve rehinelerin, aralarında çocukların da bulunduğu kişilerin iadesi.
• Aile birleşimi programlarının başlatılması.
• Savaşın mağduru sivillerin acılarını hafifletmeye yönelik özel insani tedbirlerin uygulanması.
25. Ukrayna, anlaşmanın imzalanmasından itibaren 100 gün içinde genel seçimlere gidecek.
26. Tüm taraflar savaş dönemi boyunca işlenen fiiller için genel af alacak.
Taraflar, birbirlerine karşı dava açmamayı ve tazminat talep etmemeyi taahhüt edecek.
27. Anlaşma, uluslararası hukuk açısından bağlayıcı olacak.
Uygulama süreci, ABD Başkanı Donald J. Trump’ın başkanlık edeceği “Barış Konseyi” tarafından denetlenecek.
İhlal durumunda otomatik yaptırımlar devreye girecek.
(Not: Bu yapı, Trump’ın Gazze’deki ateşkes planında önerdiği modele benzer.)
28. Ateşkes, anlaşma imzalanır imzalanmaz yürürlüğe girecek.
Taraflar belirlenen pozisyonlara çekildikten sonra, mutabakat koşullarının uygulanmasına hemen başlanacak.
Bu 28 madde, Washington’un hedefinin yalnızca savaşı durdurmak değil, aynı zamanda Avrupa güvenlik düzenini ve Rusya’yla ilişkilerin parametrelerini tamamen yeniden tanımlamak olduğunu açıkça gösteriyor.
Kiev için bu plan ağır tavizler içeriyor, Moskova için ise uzun vadeli meşruiyet ve ekonomik dönüş yolunu açıyor.
Trump yönetimi ise bu anlaşmayla, Ukrayna krizini kapatarak küresel stratejik odağını yeniden Asya-Pasifik’e kaydırmayı planlıyor.