...

Baku Network adlı analitik platformada “Tofik Abbasov’la Diyalog” programının yeni bölümü yayımlandı. Programın konuğu, ünlü halı ustası, Azerbaycan Ressamlar Birliği üyesi, Avrupa Üniversitesi ve Avrupa Doğa Bilimleri Akademisi profesörü Eldar Hacıyev oldu. Sohbetin odağında Azerbaycan halısının manevi, sanatsal ve ulusal önemi ile birlikte kültürel mirasın korunması ve sahiplenme girişimlerine karşı verilen mücadele yer aldı.

“Halı bizim kültürel kodumuzun bir parçası”

Eldar Hacıyev’e göre Azerbaycanlılar için halı yalnızca bir ev eşyası değil, kimliğin ve kültürel belleğin bir yansıması:
“Biz halıların üzerinde büyüdük, duvarlarımızda hep halılar asılıydı. Halı, hayatımız boyunca bize eşlik eden bir semboldür.”

Usta sanatçı, Azerbaycan halılarının her zaman Fars veya diğer halı ekollerinden farklı olduğunu vurguladı. Ona göre Tebriz geleneği daha çok bitkisel motiflerle tanınırken, Karabağ, Gazah, Şirvan ve Kuba okulları geometrik sembolizm üzerine kuruludur. Bu geometrik yapı, halılara derin bir felsefi ve mistik anlam kazandırıyor. Hacıyev’e göre tam da bu özellik, Azerbaycan halılarına Avrupa ve Amerika’da büyük hayranlık kazandırıyor.

Karabağ halılarının renk ve ruh zenginliği

Hacıyev özellikle Karabağ halı okuluna dikkat çekerek, bu geleneğin renk, desen ve duygu bakımından çok zengin olduğunu belirtti:
“Cəbrayıl’da, Şuşa’da dokunan halılarda güller, çiçekler, ipek yolunun izlerini taşıyan motifler yer alır.”

Sanatçıya göre Azerbaycan’daki her bölgesel halı okulu, dokuma sıklığından boya tonlarına kadar kendine özgü özellikler taşır. Bu da ülkenin gelişmiş bir geleneksel el sanatları sistemine sahip olduğunun en somut göstergesidir.

Zaferden sonra yeni bir sentez

Eldar Hacıyev, Azerbaycan’ın zaferinden sonra oluşturduğu koleksiyonundan da söz etti:
“Ben Karabağ desenlerini çağdaş fikirlerle birleştiriyorum. Halılarımda Karabağ atı, milli kıyafetler, yeniden doğuşun sembolleri yer alıyor.”

Dünyada Azerbaycan halısına büyüyen ilgi

Sanatçının ifadelerine göre, bugün Azerbaycan halı sanatına olan ilgi dünya çapında hızla artıyor. Nizami’nin “Hamse”sinden esinlenerek hazırladığı minyatür halılar, İngiltere ve Almanya’daki koleksiyonerler tarafından satın alınıyor; sergileri ise Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ukrayna’da büyük ilgi görüyor.

Azerbaycan’da çokkültürlülük doğal bir olgudur

Programın bir bölümü Azerbaycan toplumundaki çokkültürlülük konusuna ayrıldı. Hacıyev bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“Azerbaycan’da yüzyıllardır Talişler, Lezgiler, Dağ Yahudileri bir arada yaşıyor. Biz yalnızca yan yana yaşamıyoruz, birbirimizden ilham alıyoruz.”

Sanatçı, sergilerinde üç dinin – Hristiyanlık, Musevilik ve İslam’ın – temalarına da yer verdiğini belirtti:
“Bizi ayırandan çok birleştiren şeyler var. Sanat ilham vermeli, zevki eğitmeli ve barış ideallerini yaşatmalıdır.”

Programın tam video kaydı izleyicilerin dikkatine sunuldu.