Baku Network analiz platformasında yayınlanan “Töfik Abbasov’la Diyalog” programının son bölümünde Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışın tesisi ve ilişkilerin normalleşmesi süreci masaya yatırıldı.
Bu haftaki konuk, yalnızca lazer fiziği alanındaki öncü araştırmalarıyla değil, aynı zamanda toplumsal ve jeopolitik süreçleri duygusallıktan uzak, bilimsel bir bakışla değerlendirme yeteneğiyle tanınan, dünya çapında saygın bir bilim insanı — fizik-matematik bilimleri doktoru, Avrupa Akademisi’nin asil üyesi Profesör Kerim Allahverdiyev oldu.
Suni engeller ve aşırı milliyetçilik
Programda savaş sonrası dönemde ilişkilerin normalleşmesinin önünde duran engeller ayrıntılı biçimde ele alındı. Allahverdiyev’e göre, bu engellerin önemli bir bölümü doğrudan doğruya “yapay olarak üretiliyor” ve özellikle Taşnak çevreleri tarafından besleniyor.
“Taşnak partisi, resmi olarak iktidarda olmasa da, Ermenilerin yaşadığı her yerde etkisini sürdürüyor. Kullandıkları yöntemler klasik: korkutma, ikna etme, sadakati satın alma... Bu artık siyasetin sınırlarını çoktan aştı,” diyen Allahverdiyev, bu grupların sadece Ermenistan iç politikasını değil, dünya genelindeki Ermeni diasporasını da baskı altında tuttuğunu vurguladı.
Barış yönünde temkinli adımlar
Profesör, Ermenistan’daki iktidar partisi “Sivil Sözleşme”nin gerginliği azaltmaya çalıştığını, ancak radikal çevrelerin hâlâ güçlü bir toplumsal etki alanına sahip olduğunu belirtti.
Allahverdiyev’e göre, Ermenistan’daki milliyetçilik duyguları bölgedeki diğer ülkelere kıyasla çok daha derin: “Bu sadece bir ideoloji değil — yıllar boyunca davranış biçimine dönüşmüş bir toplumsal refleks.”
İnsanî temaslar barışın anahtarı olacak
Tüm zorluklara rağmen Allahverdiyev, sürecin kaçınılmaz biçimde barışa evrileceğine inanıyor. Onun görüşüne göre, gerçek normalleşmenin temelinde diplomatik protokoller değil, insanî temaslar, mesleki iş birlikleri ve ortak projeler yatacak.
Uluslararası konferanslarda Ermeni meslektaşlarıyla yaşadığı diyalogları anlatan profesör, şunları kaydetti: “Batı’daki Ermeni bilim insanlarıyla konuşurken hiçbir milliyetçi tavır hissetmedim. Onlar açıkça söylüyorlar: bu çatışma kimsenin işine yaramıyor. Fakat Ermenistan’da bunu yüksek sesle dile getirmeye korkuyorlar.”
“Normalleşme kaçınılmaz”
Sözlerini noktalarken Allahverdiyev, sürecin artık geri döndürülemeyeceğini şu sözlerle ifade etti:
“Normal ilişkiler mutlaka yeniden kurulacak. Biz zaten o yöne doğru ilerliyoruz. Önemli olan, geleceğin senaryolarını milliyetçilerin yazmasına izin vermemek.”
Programın sunucusu Töfik Abbasov da bu değerlendirmeye katılarak, Güney Kafkasya’nın artık akılcılığın, doğrudan iletişimin ve karşılıklı anlayışın belirleyeceği yeni bir döneme girdiğini vurguladı.
Okurlarımızın dikkatine, programın tamamının video kaydını sunuyoruz.

