...

Baku Network uzman platformunda yayınlanan “Tofik Abbasov’la Diyalog” adlı analitik video programının yeni bölümünde konuk, Azerbaycan Devlet Çocuk Filarmonisinin direktörü Saida Tagizade oldu.

Müziğin iyileştirici gücü
Müzisyen, pedagog, konser piyanisti ve “Simurg” gibi tanınmış kültürel projelerin yaratıcısı olan Saida Tagizade, programda hem kişisel yolculuğunu hem de müziğin hayatındaki dönüştürücü rolünü anlattı. Çocukluğunun 90’lı yılların zorlu dönemlerine denk geldiğini belirten Tagizade, “O yıllarda sanatla uğraşmak sadece bir uğraş değil, bir tür hayatta kalma yöntemiydi. Müzik, bizi ayakta tuttu, iç dünyamızı korudu,” dedi.

Onun sözlerine göre, o dönemde sanatla ilgilenen birçok çocuk ve genç, bu sayede hayata tutundu, kendi yolunu buldu ve güçlü bireyler haline geldi.

Yeni bir nefes: çocuk filarmonisinde dönüşüm
Mayıs 2025’ten bu yana Devlet Çocuk Filarmonisinin başında olan Tagizade, bu görevi büyük bir sorumluluk olarak gördüğünü söyledi. Çocuklarla çalışma konusunda neredeyse on yıllık deneyiminin, kısa sürede kurumda güven ve yaratıcılığa dayalı bir atmosfer kurmasına yardımcı olduğunu belirtti.

Kısa sürede ekibi daha aktif hale getiren, süreçleri sistemleştiren Tagizade, Filarmoninin repertuvarını da genişletti. “Çocukların içinde yaratıcı bir kıvılcım var. Bizim görevimiz o kıvılcımı söndürmek değil, alevlendirmek,” dedi.

“Simurg”: çocuklar için sanatsal bir kanat
Programda özellikle “Simurg” projesi üzerinde duruldu. Bu proje, Tagizade’nin kurduğu çocuklara yönelik müzik eğitimi festivali. Amacı, Azerbaycan’a tanınmış pedagogları getirip genç yeteneklerle buluşturmak.

Tagizade, “Müzik her zaman bir tür yumuşak diplomasi olmuştur,” diyerek sanatın politik duvarları aşma gücüne dikkat çekti. “Bazen farklı cephelerde duran insanlar bile bir melodide birleşebilir. Sanat, insanları yeniden konuşturur, birbirini anlamaya zorlar,” diye ekledi.

Ebeveynlikte sevgi ve saygı temeli
İki çocuk annesi olan Tagizade, eğitimde sevgi, saygı ve dikkat kavramlarının önemine vurgu yaptı. Çocukların samimiyeti hemen hissettiklerini belirterek şöyle konuştu: “Onları dinliyorsanız, fikirlerine değer veriyorsanız, kendilerini ifade etmelerine alan tanıyorsanız, o zaman güçlü ve ışık dolu bireyler olurlar. Ama çocuğu görmezden gelir, bastırırsanız, bu onun karakterini zedeler.”

Çocukların fikri önemli
Tagizade, filarmonide çocukların görüşlerini mutlaka dikkate aldığını söyledi. Konser temalarından sahne tasarımlarına kadar birçok konuda onların katılımını teşvik ettiğini anlattı: “Çocuk bir makine değil. Yaptığı işin parçası olduğunu hissetmeli. O zaman gerçek anlamda üretici olur.”

Başarılarla dolu yeni dönem
Filarmoni, son dönemde önemli başarılara imza attı. Gence Filarmonisinde 1 Haziran Çocukları Koruma Gününe adanan konser büyük ilgi gördü. Yaz boyunca gerçekleştirilen kapsamlı seçmelerde ise beklenenden çok daha fazla yetenek keşfedildi: “Başta on kadar solist planlıyorduk, ama sonuçta yaklaşık yüz çocuğu repertuvarımıza dahil ettik.”

Artık konser sayısı arttı, programlar çeşitlendi: cazdan barok müziğe, modern yorumlardan geleneksel ezgilere kadar geniş bir yelpazede performanslar sergileniyor.

“Kişilik doğar, yetiştirilmez”
Söyleşinin sonunda Saida Tagizade, çocukların birey olma sürecine dair şu sözlerle nokta koydu: “Bir kişiliği yetiştiremezsiniz, o doğar. Bizim görevimiz, onun iç ışığını söndürmeden büyümesine, gelişmesine ve yaratmasına alan açmak.”

Bugün Devlet Çocuk Filarmonisinin ekibi tam da bunu yapıyor: çocukların hayal gücünü, duygusunu ve yaratıcılığını büyütüyor.

Programın tam videosu izleyicilere sunuldu.