...

Rusya’da gözlerimizin önünde, ulusal internetin yapısını kökten değiştirmeyi hedefleyen eşi benzeri görülmemiş bir proje yürürlüğe sokuluyor. “Egemen Runet” politikası sadece siber tehditlere karşı bir refleks ya da bilgi akışlarını kontrol etme çabası değil. Kremlin’in stratejik hattı, interneti küresel bir altyapı olmaktan çıkarıp iç denetim ve yönetim aracına dönüştürmeyi amaçlıyor. Böylece dünya genelinden koparılan, kendi başına var olmaya ayarlanmış farklı bir dijital ekosistem oluşturuluyor.

Bu dönüşümün çift yönlü bir karakteri var. Kremlin, bir yandan projeyi dış baskılara ve siber savaşlara karşı savunma olarak pazarlıyor. Öte yandan, sonuç açık: şeffaflık azalıyor, bağımsız bilgi düğümleri hızla yok oluyor, teknoloji alanında izolasyon derinleşiyor.

Açık dijital kaynakların azalması: rakamlar ve eğilimler

Sürecin en somut göstergesi, Rusya’daki açık internet kaynaklarının hızla azalması. Uluslararası analitik merkezlerin, özellikle ShadowServer Foundation’un verilerine göre, ülkedeki erişilebilir sunucu ve cihazların sayısı 2024 yılının ekim ayında yaklaşık 920 bin iken, 2025 ortasında 270 bine düştü.

Bu düşüş dramatik. Karşılaştırmak gerekirse, ABD’de açık sunucu sayısı 7 milyona yaklaşıyor, Almanya’da 1,8 milyon, Çin’de ise 1,2 milyon civarında. Rusya ise bugün itibarıyla sayı bakımından İsveç ya da Romanya gibi küçük Avrupa ülkelerinin seviyesine gerilemiş durumda.

Bu tablo rastlantısal bir istatistik değil, sistematik bir eğilim. Kısıtlamalar her tür cihazı vurdu: e-posta sunucularından VPN geçitlerine, yönlendiricilerden güvenlik kameralarına, yük dengeleyicilerden kurumsal ağ bileşenlerine kadar. Bütün bu gelişmeler, altyapının “eskimesinden” değil, bilinçli olarak yürütülen bir kapatma ve parçalama sürecinden kaynaklanıyor. Açık dijital ortam yerine, sıkı şekilde yönetilen ve dış dünyadan izole edilmiş bir ağ düzeni inşa ediliyor.

Teknolojik izolasyon siyaseti

Moskova’nın dijital egemenlik stratejisi, adeta yeni bir “dijital perde” yaratmayı hedefliyor. Soğuk Savaş döneminin demir perdesinin sanal alemdeki yansıması bu. Ulusal ağ segmentleri içine kapanıyor, giderek daha fazla hizmet iç alanlara taşınıyor, uluslararası iletişim kanalları sert biçimde denetleniyor.

Ortaya çıkan model, aslında bir “intranet düzeni”: Rusya küresel ağa kâğıt üzerinde bağlı, ama dış kaynaklara erişim filtrelenmiş, sınırlandırılmış. İçerideki altyapı ise “kendi başına yüzme” modunda işletiliyor.

Resmi söylemde bu yaklaşım, “dijital egemenliğin korunması” ve “güvenlik garantisi” olarak sunuluyor. Fakat gerçekte tablo bambaşka: sansür mekanizmaları güçleniyor, bilgi alışverişi daralıyor, iş dünyası ve bilimsel çalışmalar teknoloji boğazına sürükleniyor.

Toplum ve ekonomi üzerindeki etkiler

Açık kaynakların azalması, sadece kuru bir istatistik değil; doğrudan ekonomik gelişmeye tehdit. Her kapatılan ağ, her bloke edilen geçit, Rusya’nın küresel teknoloji sistemine entegrasyonunun biraz daha azalması demek. Bilim için de, IT sektörü için de bu durum “kesilmiş kablo” etkisi yaratıyor: veri paylaşımı zorlaşıyor, uluslararası projeler sekteye uğruyor, yenilikçi girişimler ise ağırdan alınıyor.

Toplum açısından sonuçlar daha da ağır. Küresel bilgiye erişimin kısıtlanması, adeta bir “dijital getto” oluşturuyor. Vatandaşlar yalnızca devletin onayladığı kaynaklara ve yerelleştirilmiş servislere mahkûm bırakılıyor. Bu ise, kamuoyunun yönlendirilmesi ve kolektif bilincin manipüle edilmesi için kusursuz bir zemin hazırlıyor.

Dijital protektora: zorunlu uygulamalar ve kaybolan aramalar

Rusya, dijital ekosistemini adım adım yeniden inşa etmeyi sürdürüyor; bu kez “egemen internet” mantığını doğrudan kullanıcı arayüzüne taşıyor. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı kararlarla tüm cihaz kategorileri için zorunlu uygulama listelerinin genişletilmesi, Kremlin’in bu alandaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Eğer daha önce hedef, ulusal altyapının “iskeletini” kurmaktı — veri merkezlerinden trafik yönlendirmeye kadar — şimdi sıra doğrudan her vatandaşın cebindeki telefona geldi. Her yeni cihaz, satışa sunulduğu anda “doğru” servislerle donatılmış bir şekilde kullanıcıya ulaşıyor.

RuStore’un genişlemesi ve Max’ın yükselişi

1 Eylül 2025 itibarıyla Rus uygulama mağazası RuStore yalnızca Android cihazlara değil, iPhone, iPad ve HyperOS tabanlı cihazlara da önceden yüklenecek. Böylece devlet, Apple’ın App Store’u ve Google Play’in Rusya’daki tekeliyle sistematik şekilde hesaplaşmaya girişiyor. Daha da dikkat çekici olan ise, VK Messenger’ın yerini alacak yeni platform Max. Yetkililerin kurgusuna göre Max, Rusya’nın evrensel iletişim merkezi olacak.

İkinci aşama ise Ocak 2026’da devreye girecek. Bu tarihten itibaren RuTube’un yerini “Yegane Video” alacak. Devlet, bu platform aracılığıyla hem RuTube’u hem de diğer video servislerini tek çatı altında toplayarak içerik dağıtımını tek kanaldan, doğrudan kendi kontrolü altında yönlendirecek. Huawei’nin HarmonyOS sistemine ise daha farklı bir yaklaşım söz konusu: buraya Mir Pay ve “Çestniy Znak” dahil olmak üzere yedi yeni uygulama ekleniyor. Kullanıcıya artık sadece bir arayüz değil, tam anlamıyla “anahtarı teslim” kapalı bir dijital dünya sunuluyor.

Her işletim sistemi için ayrı paket

Zorunlu uygulama setlerinin işletim sistemine göre standartlaştırılması, aslında tabloyu berraklaştırıyor: karşımızda devletin ulusallaştırdığı bir yazılım paketi var. Sosyal ağlar, ödeme servisleri, haritalar, e-posta ve hatta eğlence uygulamaları, Kremlin’in belirlediği düzene göre cihaza yüklenmiş halde geliyor.

— Android’de Yandex, Mail.ru ve VK’nin “dijital biçerdöveri”.
— iOS’ta benzer paket, yalnızca Mir Pay ve bazı sosyal ağlar hariç.
— HarmonyOS’ta genişletilmiş liste, cihazı neredeyse tamamen yerli servislerin terminaline dönüştürüyor.
— HyperOS’ta şimdilik yalnızca RuStore, fakat bu başlangıçtan ibaret.

Buradaki kilit unsur, alternatifin ortadan kaldırılması. Kullanıcı telefonu eline aldığında zaten tüm temel servisler yüklü olacak. Dolayısıyla yabancı alternatiflere yönelme ihtimali ciddi biçimde azalacak.

Telegram ve WhatsApp’ta sessizlik

Paralel olarak Rusya’da başka bir süreç işliyor: küresel mesajlaşma servislerinin yetkilerinin daraltılması. Ağustos 2025’te milyonlarca kullanıcı bir sabah uyandığında Telegram ve WhatsApp’taki sesli ve görüntülü aramaların çalışmadığını gördü. Roskomnadzor hemen açıklama yaptı: “telefonda dolandırıcılıkla mücadele” gerekçesi. Ancak uzmanlar bunun sadece kılıf olduğunu söylüyor.

Gerçekte amaç, yabancı servisleri iletişim sahasından silmek ve kullanıcıları Max’a ya da yerli entegre çözümlere yönlendirmek. Aramaların kısıtlanması tesadüf değil: yazılı mesajları denetlemek kolay, ama şifreli sesli kanallar güvenlik kurumları için “kör nokta” oluşturuyor.

Tam teşekküllü dijital perde

Zorunlu uygulamaların önceden yüklenmesiyle, yabancı platformlarda aramaların bloke edilmesi birleştiğinde ortaya çıkan tablo net: Rusya tam teşekküllü bir dijital perde örüyor. Devlet, vatandaşların bilgiye, finansal işlemlere ve sosyal etkileşimlere dair tüm adımlarını kendi kontrolündeki servislerde toplamaya çalışıyor.

Bundan birkaç yıl önce distopik bir senaryo gibi görünen bu tablo, bugün cerrahi bir hassasiyetle hayata geçiriliyor. Protokol düzeyinden kullanıcı arayüzüne kadar her şey, tek merkezden yönetilen bir dijital protektora doğru evriliyor.

Dijital engellemenin üç katmanı: ekonomiden siyasete

İlk ve en bariz hipotez, mobil operatörlerin çıkarlarıyla bağlantılı. Messenger’lar üzerinden yapılan VoIP aramaları, uzun süredir klasik mobil iletişim gelir modelini baltalıyor. Özellikle uluslararası aramalar ve roaming segmentinde tablo net: bedava internet aramaları, “büyük dörtlü” — MTS, MegaFon, Beeline ve T2 için gelir kaybı demek. Teoride bu servislerin sınırlandırılması, operatörlere kaybettikleri kazancı geri kazandırmalıydı. Ancak bu mantık, yakından bakıldığında ayakta durmuyor. İnternetin Korunması Derneği’nden Mihail Klimarev’in de altını çizdiği gibi, ses gelirlerindeki düşüş zaten artan internet trafiğiyle dengelenmişti. Başka bir deyişle, VoIP devriminin mağdurları değil, kazananları bizzat operatörlerin kendisiydi. Dolayısıyla aramaların engellenmesi onların isteğiyle hayata geçirilemezdi. Kaldı ki şirketlerin hiçbiri böylesine ses getiren bir kararın sorumluluğunu üstlenmeye de yanaşmadı.

Resmi söylemin çelişkileri

İkinci versiyon ise hükümetin açıklaması. Dijital Kalkınma Bakanı Maksut Şadayev, dolandırıcılık aramalarının büyük kısmının — yüzde 80’inin — WhatsApp üzerinden geçtiğini iddia ediyor. Ancak devletin kendi istatistikleri bile bu iddiayı çürütüyor. Resmi verilere göre, geçen yıl mesajlaşma servisleri üzerinden yapılan dolandırıcılık saldırılarının oranı neredeyse üçte bir azaldı: yüzde 22,5’ten yüzde 15,7’ye geriledi. Yani düşüş eğilimi ortadayken, hükümetin “nokta atışı” tedbirler yerine bütün sesli trafiği silip süpürmesi mantıkla bağdaşmıyor. Buradan çıkan sonuç şu: “güvenlik” söylemi yalnızca süslü bir propaganda kalkanı. Asıl motivasyon, çok daha derinlerde yatıyor.

En güçlü ihtimal: siyasi kalibrasyon

Üçüncü hipotez ise en ikna edici olanı. Burada söz konusu olan total bir yasak değil, kısmi bir blokaj. Bu da bir tür test sinyali. Yönetim, yakın gelecekte gerekebilecek büyük çaplı iletişim kısıtlamalarına hazırlık yapıyor. Sonbaharda olası “shutdown” senaryoları ve “beyaz liste” uygulamasına geçiş tartışmaları gündemdeyken, bu ihtimal daha da önem kazanıyor. Böyle bir bağlamda WhatsApp ve Telegram’daki aramaların kapatılması, aslında “dijital perde” stratejisinin parçası: tamamen kontrol edilen, devletin yönettiği iletişim evrenine geçiş.

Beklenmedik tepkiler ve kısa ömürlü muhalefet

Sürpriz olan, bu kararlara yalnızca liberal çevrelerin değil, Z-blogosferin, bazı bürokratların ve hatta parlamentonun içinden de tepki gelmesi. Duma Bilgi Politikaları Komitesi başkan yardımcısı Anton Tkaçev açıkça, kısıtlamaların VPN kullanımında patlama yaratacağını itiraf etti. Daha da sert konuşan Yaroslav Nilov, yasağı “zamansız” ve “asosyal” olarak niteledi. Ancak bu çıkışlar Rusya’da sık görülen bir tabloyu tekrarladı: birkaç gün süren gürültünün ardından eleştiriler bilgi akışında eridi, resmi çizgi ise hiç değişmeden kaldı.

DPI: dijital sansürün cerrahi aracı

Blokajların teknik tarafı ise uzun süredir hazır. Operatörlerin altyapısına DPI — Deep Packet Inspection sistemleri — yani “Derin Paket İncelemesi” entegre edilmiş durumda. Bu sistemler, TSPU (Tehditlere Karşı Teknik Araç) içinde çalışıyor. DPI, sesli trafik imzalarını (örneğin SIP protokolünü) tanıyor, messenger sunucularıyla bağlantıyı kesiyor, aramanın kalitesini düşürüyor ya da tamamen bloke ediyor. Sonuç: arama ya anında kesiliyor ya da anlaşılmaz bir ses karmaşasına dönüşüyor.

Kısacası sistem, “cerrahi hassasiyetle” işliyor. Devlet, sadece bir servisi “kapatmakla” kalmıyor, onun işlevlerinin derecesini de kontrol edebiliyor. Bu da panik yaratmadan, adım adım kullanıcıları “doğru” Rus uygulamalarına yönlendirmeye yarıyor.

Olası alternatifler: topyekûn yasak yerine akıllı teknolojiler

Paradoks şu ki, telefon dolandırıcılığı sorunu gerçekten var — hem Rusya’da hem de dünyanın birçok ülkesinde. Ancak küresel tecrübeler gösteriyor ki, bu sorunla mücadele için çok daha ince yöntemler mevcut. Yani iletişimi kökten felç eden bir “dijital balyoz”a gerek yok.

Davranış analizi ve yapay zekâ. ABD ve Kanada’da operatör seviyesinde STIR/SHAKEN protokolleri devrede. Bu sistem, numara sahteciliğini tespit ederek şüpheli aramaları engelliyor. Rusya’da ise “Antifraud” sistemi var ama sınırlı ölçekte kullanılıyor ve potansiyelinin çok gerisinde.

Mesajlaşma uygulamalarının kendi araçları. Telegram uzun süredir dahili filtre mekanizmaları uyguluyor: resmi Antispam Bot’tan, şüpheli zincir dağıtımları tanıyan makine öğrenimi algoritmalarına kadar. WhatsApp ise uçtan uca şifrelemeye rağmen dolandırıcılıkla mücadelede farklı yöntemlere başvuruyor: mesajların toplu iletimini sınırlandırıyor, davranış modellerini analiz ediyor, şüpheli hesapları kapatıyor.

Evet, bu tedbirler kusursuz değil, dolandırıcılığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Ancak yaklaşım bambaşka: riski düşürmek, iletişimi yok etmeden sorunu nokta atışıyla çözmek. Blokajların milyonları mağdur ettiği yerde, akıllı teknolojiler kullanıcıların haklarını çiğnemeden güvenlik sağlıyor.

Asıl fark burada ortaya çıkıyor. Batılı ülkeler güvenlik ile özgürlük arasında denge ararken, Rusya kaba kuvvet yöntemiyle ağı yönetiyor. Blokaj, her derde deva bir araç gibi sunuluyor.

‘Egemen internet’ politikasının hedefleri ve motivasyonu

Resmi söylem, kritik altyapının dış saldırılara karşı korunması ihtiyacı üzerine kurulu. Yaptırımlar altında donanımın eskidiği ve yenilenemediği şartlarda bu argüman kulağa inandırıcı geliyor. Gerçekten de eskiyen sunucular, hacker’lar için açık kapılar haline geliyor. Dış erişim kanallarının kesilmesi, bu riskleri kapatmanın bir yolu gibi sunuluyor. Rusiya böylece “dijital kale” stratejisini inşa ettiğini iddia ediyor.

Ama işin gerçeği, siber güvenlik sadece buzdağının görünen kısmı. Bankalara, devlet kurumlarına ve hatta 2025 Temmuz’unda Aeroflot’a yönelik saldırılar, milyar dolarlık IT yatırımlarının bile mutlak koruma sağlamadığını kanıtladı. Dolayısıyla “güvenlik” söylemi daha çok bir kılıf, sürecin özünü açıklayan bir gerekçe değil.

Asıl motivasyon, trafiği ve içeriği merkezileştirilmiş şekilde yönetmek. 2019’da “egemen Runet” yasası çıktığından bu yana Roskomnadzor, Rus internetini izole etme konusunda hem yasal hem teknik yetkiler kazandı. Denemeler de yapıldı: bazı bölgelerde YouTube tamamen kapatıldı, Google’ın erişimi yavaşlatıldı. Dahası, “anahtar değiştirme” altyapısı sayesinde interneti bir anda filtrelenmiş bir ağ haline getirmek mümkün.

Bu yönelim internetin doğasını tersine çeviriyor. Küresel internet, özgür bilgi alışverişine dayalı, yatay bir sistem olarak doğmuştu. Rusya’nın modeli ise dikey bir piramit: her kanalın istenildiği an kapatılabildiği ya da kısıtlanabildiği bir düzen.

İç pazar hedefi ve çelişkili sonuçlar

Üçüncü faktör ise sanayi boyutu. Yabancı servis ve teknolojilere erişimi keserek Kremlin, yerli dijital endüstriyi teşvik etmeye çalışıyor. Sosyal ağlardan ödeme sistemlerine kadar devlet, Batı muadillerinin yerine kullanılacak uygulamalara büyük yatırımlar yapıyor. Fakat tablo karışık. Rutube, “Yegane Video” ya da RuStore hâlâ küresel rakipleriyle kıyaslandığında işlevsellik ve arayüz açısından geride. Kullanıcı memnuniyetsizliği açık, bu ürünleri günlük hayatın parçası yapan tek şey ise idari baskı.

Devlet açısından bu politika çift yönlü işliyor. Bir taraftan dış tehditlere karşı kontrol sağlanıyor, kriz anlarında anında tepki verme kapasitesi oluşturuluyor. Öte yandan ise bilgi ve teknoloji bakımından izolasyon daha da ağırlaşıyor. Rus şirketleri uluslararası pazarlarda esnekliğini kaybederken, dijital ortam kapalı bir ekosisteme dönüşüyor.

Vatandaş için tablo daha da somut: dijital yaşamın kalitesi hızla düşüyor. Alışılmış servisler kısıtlanıyor, VPN kanalları birer birer engelleniyor, yerli alternatiflere geçiş ise tepki ve huzursuzluk yaratıyor. İnternet, dünyaya açılan pencere olmaktan çıkıp, önceden seçilmiş ve onaylanmış içeriklerin sergilendiği bir vitrine dönüşüyor.

Rusya’nın gecikmiş dönüşü

Çin daha 1990’larda “büyük güvenlik duvarını” kurmaya başlamıştı. Rusya ise uzun süre küreselleşmenin rüzgârıyla hareket etti. Batı teknolojileri kolaylıkla ithal edilirken “egemen internet” gibi bir mesele gündemde bile değildi. Ancak 2014’teki jeopolitik kriz, ardından yaptırımlar ve 2022’den sonra Batı’yla yaşanan büyük çatışma her şeyi değiştirdi. Moskova, teknolojik bağımlılığın ülkenin “Aşil topuğu” olduğunu anladı.

Şimdi Kremlin bu açığı hızla kapatma çabasında; milyarlarca doları projeye akıtıyor. Ama önünde ciddi bir ikilem var: kapalı ama işleyen bir sistem mi kuracak, yoksa ülkeyi teknolojik geri kalmışlığa mahkûm mu edecek? Devlet kontrolünün sağlandığı ama inovasyonun tıkandığı bir “dijital ikincillik” riski giderek büyüyor.

Dijital avtarşi deneyi

Rusya’nın “egemen interneti” teknik bir proje olmanın çok ötesinde, küresel ölçekte bir toplumsal deney. Tarihte ilk kez yüz milyona yakın kullanıcısı olan bir ülke, bilinçli şekilde dijital otarşiye yöneliyor. Bu tercih, sadece Rusya’nın IT endüstrisinin geleceğini değil, toplumun devletle kuracağı ilişkinin doğasını da belirleyecek.

Bugün karşımızda, 20. yüzyılın “demir perdesi”ne benzer bir dönüm noktası duruyor. Tek fark, bu kez perde çelikten ya da betondan değil; kodlardan, filtrelerden ve DPI teknolojilerinden örülüyor.

Final yerine

Rusya, yeni bir internet modeli inşa ediyor: kapalı, kontrol edilen, millileştirilmiş. Küresel internetin özgürlük, yatay bağlantılar ve eşit erişim ideali üzerine kurulduğu düşünüldüğünde, Rusya’nın “egemen Runet”i dijital merkantilizmin ve bilgi otarşisinin aracı haline geliyor.

Bu strateji aynı anda hem bir deney, hem de bir meydan okuma: ülke, dijital izolasyona rağmen rekabet gücünü koruyabilecek mi? Yoksa bu yol, Rusya’yı uzun vadeli bir stratejik gerilemeye mi sürükleyecek?

Kaynaklar

  1. ShadowServer Foundation — https://www.shadowserver.org
  2. Rusya’daki açık host istatistikleri (ShadowServer 2025) — https://dashboard.shadowserver.org/statistics
  3. Çin’in Büyük Güvenlik Duvarı (Freedom House) — https://freedomhouse.org/report/freedom-net/2023/china
  4. BAE ve VoIP yasakları (TRA UAE) — https://www.tra.gov.ae/en/voip-blocking.aspx
  5. Umman’da WhatsApp ve arama yasakları (BBC) — https://www.bbc.com/news/technology-oman-voip-ban
  6. Rusya’da DPI ve internet kontrolü (NetBlocks) — https://netblocks.org/reports/russia-deep-packet-inspection-dpi
  7. Tehditlere Karşı Teknik Araç (Roskomnadzor) — https://rkn.gov.ru/tspu
  8. Egemen Runet yasası (2019) — http://publication.pravo.gov.ru/Document/View/0001201905010001
  9. Rusya Dijital Kalkınma Bakanlığı — https://digital.gov.ru
  10. Maksut Şadayev, WhatsApp ve dolandırıcılar hakkında (RBK) — https://www.rbc.ru/technology/shadaev-whatsapp-fraud
  11. Mişustin, önceden yüklenen uygulamalar hakkında — http://government.ru/news/50000
  12. RuStore (VK) — https://rustore.ru
  13. RuTube — https://rutube.ru
  14. “Yegane Video” projesi (TASS) — https://tass.ru/ekonomika/edinoe-video
  15. Huawei HarmonyOS Rusya’da (RIA) — https://ria.ru/20250601/harmonyos-russia
  16. Mir Pay — https://mironline.ru/mir-pay
  17. Çestniy Znak — https://честныйзнак.рф

  1. Telegram, arama engellemeleri hakkında — https://telegram.org/blog/calls-blocked-russia
  2. Rusya’da WhatsApp arama kısıtlamaları (The Bell) — https://thebell.io/whatsapp-calls-russia
  3. MTS, internet trafiği hakkında — https://moskva.mts.ru/about/media-centr/press-centr/
  4. MegaFon resmi veriler — https://corp.megafon.ru/press/
  5. Beeline (VimpelCom) — https://beeline.ru/about/press/news
  6. Tele2 Rusya — https://msk.tele2.ru/about/news
  7. İnternetin Korunması Derneği — https://oisd.org.ru
  8. Mihail Klimarev, blokajlar hakkında (Meduza röportajı) — https://meduza.io/feature/klimarev-interview
  9. Anton Tkaçev, VPN yasağı hakkında (RTVI) — https://rtvi.com/news/tkachev-vpn-ban
  10. Yaroslav Nilov, arama yasağı hakkında (Kommersant) — https://www.kommersant.ru/doc/niilov-voip
  11. DPI sansür aracı olarak (Citizen Lab) — https://citizenlab.ca/tag/dpi
  12. STIR/SHAKEN protokolü (ABD FCC) — https://fcc.gov/stir-shaken
  13. Rusya’daki Antifraud sistemi (Rusya MB) — https://cbr.ru/antifraud
  14. Telegram Antispam Bot — https://t.me/antispambot
  15. WhatsApp, dolandırıcılıkla mücadele hakkında — https://faq.whatsapp.com/general/security-and-privacy
  16. Freedom House “Freedom on the Net 2024” — https://freedomhouse.org/report/freedom-net/2024
  17. NetFreedom Pioneers Rusya — https://netfreedompioneers.org/russia
  18. Rusya yaptırımları ve IT (Carnegie) — https://carnegieendowment.org/russia-it-sanctions
  19. Aeroflot’a siber saldırı (2025) (Reuters) — https://www.reuters.com/business/aeroflot-cyberattack-2025
  20. Ulusal proje “Dijital Ekonomi” — https://digital.gov.ru/eco
  21. Roskomnadzor, YouTube yavaşlatılması hakkında — https://rkn.gov.ru/news/youtube-slow
  22. Rusya’da internet için “beyaz liste” uygulaması (BBC) — https://www.bbc.com/russian/news-russia-white-list
  23. Rus bankalarına siber saldırılar (Group-IB) — https://group-ib.com/blog/russian-banks-2024
  24. BGP ve internet kesintileri (RIPE NCC) — https://ripe.net/bgp-russia
  25. Mısır’da DPI analizi (OONI) — https://ooni.org/post/egypt-internet-blocks
  26. Tunus ve VoIP yasakları (AccessNow) — https://www.accessnow.org/tunisia-blocks-voip
  27. Rusya ve dijital avtarşi (Atlantic Council) — https://atlanticcouncil.org/russia-digital-isolation
  28. ICANN, ağ izolasyonu hakkında — https://icann.org/russia-sovereign-internet
  29. DTÖ ve dijital ticaret (WTO) — https://wto.org/digital-trade-2024
  30. OECD raporu: dijital egemenlik — https://oecd.org/digital/digital-sovereignty-2024
  31. ITU, siber güvenlik hakkında — https://itu.int/en/ITU-D/Cybersecurity
  32. Rusya ve IT’de ithal ikamesi (Forbes Russia) — https://www.forbes.ru/tekhnologii/it-import-substitution
  33. Global Voices, Runet hakkında — https://globalvoices.org/tag/runet
Etiketler: